Menü

Kalp İç Zarı İltihabı (Endokardit) Nedir ve Nasıl Tedavi Edilir?

Endokardit, kalbin iç zarı olan endokardın ve özellikle kalp kapaklarının iltihaplanmasıdır. Genellikle bakteriyel enfeksiyonların neden olduğu bu durum, tedavi edilmezse ciddi komplikasyonlara ve ölüme yol açabilen hayatı tehdit edici bir hastalıktır. Erken tanı ve agresif tedavi, endokardit yönetiminde kritik öneme sahiptir.

Endokarditin Nedenleri

Enfektif endokardit çoğunlukla bakterilerin kan dolaşımına girmesi ve kalp kapaklarına yerleşmesiyle gelişir. Streptokoklar ve stafilokoklar en sık sorumlu tutulan mikroorganizmalardır. Staphylococcus aureus, özellikle intravenöz ilaç kullanıcılarında ve hastane kaynaklı enfeksiyonlarda yaygındır.

Bakteriler kan dolaşımına çeşitli yollarla girebilir. Diş prosedürleri, cerrahi işlemler, enfekte yaralar, intravenöz ilaç kullanımı, uzun süreli kateter kullanımı ve enfekte tıbbi cihazlar risk faktörleri arasındadır. Günlük aktiviteler olan diş fırçalama ve çiğneme bile geçici bakteriyemiye neden olabilir.

Mantar endokarditi daha nadirdir ancak bağışıklığı baskılanmış hastalarda ve protez kapak taşıyanlarda görülebilir. Tedavisi daha zordur ve sıklıkla cerrahi gerektirir.

Risk Faktörleri

Bazı durumlar endokardit riskini artırır. Konjenital kalp hastalıkları, romatizmal kalp hastalığı, dejeneratif kapak hastalıkları ve protez kalp kapakları önemli risk faktörleridir. Daha önce endokardit geçirmiş olmak riski önemli ölçüde artırır.

İntravenöz uyuşturucu kullanımı, özellikle triküspit kapak endokarditi için major risk faktörüdür. Zayıf diş hijyeni, diyabet, böbrek yetmezliği ve bağışıklık sistemi baskılayan durumlar da riski yükseltir.

Belirtiler

Endokardit belirtileri sinsi başlangıçlı olabilir ve tanıyı zorlaştırır. Ateş en tutarlı bulgudur ve hastaların çoğunda görülür. Titreme, gece terlemeleri, iştahsızlık, kilo kaybı ve halsizlik eşlik eder.

Kardiyak belirtiler arasında yeni ortaya çıkan veya değişen üfürüm, nefes darlığı ve çarpıntı sayılabilir. Kalp yetmezliği endokarditin ciddi bir komplikasyonudur.

Embolik olaylar endokarditin önemli bir özelliğidir. Kapak üzerindeki enfekte kitleler olan vejetasyonlar koparak vücutta çeşitli organlara gidebilir. İnme, akciğer embolisi, dalak enfarktüsü, böbrek enfarktüsü ve periferik arter tıkanıklığı görülebilir.

Cilt bulguları tanıya yardımcı olabilir. Peteşiler, Janeway lezyonları yani avuç içi ve ayak tabanındaki ağrısız kırmızı lekeler, Osler nodülleri yani parmak uçlarındaki ağrılı nodüller ve subungual yani tırnak altı kanamaları klasik ancak her zaman görülmeyen bulgulardır.

Tanı

Endokardit tanısı klinik şüphe, kan kültürleri ve ekokardiyografi bulgularına dayanır. Duke kriterleri tanı için standart olarak kullanılır.

Kan kültürleri tanının temelini oluşturur. Ateşli hastalardan en az üç set kan kültürü alınmalıdır. Doğru teknik ve zamanlama, etken mikroorganizmanın saptanması için kritiktir. Kültür pozitifliği oranı yüzde doksan civarındadır.

Ekokardiyografi kapak vejetasyonlarını, apse oluşumunu ve kapak yetmezliğini değerlendirir. Transtorasik ekokardiyografi ilk tercih edilir ancak transözofageal ekokardiyografi daha hassastır ve protez kapaklarda veya şüpheli vakalarda önerilir.

Antibiyotik Tedavisi

Enfektif endokardit tedavisinin temeli uzun süreli intravenöz antibiyotik tedavisidir. Tedavi genellikle dört ila altı hafta sürer. Antibiyotik seçimi, izole edilen mikroorganizma ve duyarlılık testlerine göre yapılır.

Ampirik tedavi, kültür sonuçları beklenmeden başlanır. Doğal kapak endokarditinde ve protez kapak endokarditinde farklı ampirik rejimler kullanılır. Stafilokoksik enfeksiyonlarda nafsilin veya oksasilin, metisiline dirençli suşlarda vankomisin tercih edilir.

Streptokoksik endokarditte penisilin veya seftriakson etkilidir. Enterokoksik enfeksiyonlar genellikle kombinasyon tedavisi gerektirir. Tedavi süresi kapak tipine, mikroorganizmaya ve komplikasyonlara göre değişir.

Cerrahi Tedavi

Hastaların yaklaşık yüzde ellisinde cerrahi müdahale gerekir. Cerrahi endikasyonlar arasında kalp yetmezliği, kontrolsüz enfeksiyon, büyük vejetasyonlarla emboli riski ve protez kapak endokarditi sayılabilir.

Cerrahi genellikle enfekte kapağın onarımını veya değiştirilmesini içerir. Kapak onarımı mümkünse tercih edilir. Apse drenajı ve sağlam dokuya debridman gerekebilir.

Cerrahi zamanlama kritiktir. Acil cerrahi dirençli kalp yetmezliği veya kontrolsüz enfeksiyonda gerekir. Erken cerrahi, antibiyotik tedavisinin ilk haftasında, emboli riskini azaltmak için düşünülebilir.

Komplikasyonlar

Kalp yetmezliği, kapak yetmezliği nedeniyle gelişebilir ve en sık ölüm nedenidir. Serebral emboli, inme ve enfektif anevrizmaya yol açabilir. Mikotik anevrizmalar rüptür riski taşır.

Periferik emboliler dalak, böbrek ve ekstremite enfarktüslerine neden olabilir. Septik emboliler metastatik enfeksiyonlara yol açabilir. İleti bozuklukları, perikardit ve miyokardit diğer kardiyak komplikasyonlardır.

Prognoz

Endokarditin mortalitesi hala yüksektir ve yüzde on beş ila yirmi beş arasında değişir. Prognoz etken organizmaya, kapak tipine, komplikasyonlara ve tedaviye yanıta bağlıdır. Staphylococcus aureus enfeksiyonları, protez kapak endokarditi ve kalp yetmezliği varlığı prognozu kötüleştirir.

Profilaksi

Yüksek riskli hastalarda belirli prosedürlerden önce antibiyotik profilaksisi önerilir. Protez kapak taşıyanlar, daha önce endokardit geçirenler, onarılmamış siyanotik konjenital kalp hastalıkları ve kardiyak transplant sonrası kapak patolojisi olanlar yüksek risk grubundadır.

Profilaksi, diş eti manipülasyonu içeren diş prosedürlerinde önerilir. Tek doz amoksisilin veya penisilin alerjisinde klindamisin kullanılır.

Sonuç

Endokardit, erken tanı ve agresif tedavi gerektiren ciddi bir enfeksiyondur. Antibiyotik tedavisi temeldir ancak hastaların önemli bir kısmında cerrahi müdahale gerekir. Risk faktörlerinin bilinmesi, şüpheli vakalarda erken değerlendirme ve uygun profilaksi hastalığın yönetiminde önemlidir. Multidisipliner ekip yaklaşımı, kardiyoloji, enfeksiyon hastalıkları ve kalp cerrahisi işbirliği, optimal sonuçlar için esastır.